Bize Katılın

Merhaba yeni gelen arkadaş burası siteye giriş kapısıdır

Yeniler sitemizin tüm özelliklerinden yararlanmak için ücretsiz üye oluyorlar sizde üye olmak istemezmisiniz ?

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 991 kişi C.tesi 17 Mart 2012, 20:33 tarihinde online oldu.
Bağlantılar

 ARGE
------------------------------
 Transformice
------------------------------
 BeGone
------------------------------
 Güzel Sözler
------------------------------
 Rap arşivi
------------------------------
 Atari Salonu oyunları
------------------------------
 Seçilmiş videolar
------------------------------
 MİRC
------------------------------
 Sagopa Kajmer
------------------------------
 VEGAConflict
------------------------------
 İnternetten para kazanmak
------------------------------
 İstanbul Mobese
En son konular
» Popüler Taglar
tarafından DXG Paz 22 Mayıs 2022, 03:35

» PhpBB değişken listesi
tarafından DXG Ptsi 23 Ağus. 2021, 02:53

» - ROOM 3 -
tarafından DXG Cuma 23 Tem. 2021, 16:57

» - ROOM 2 -
tarafından DXG Cuma 23 Tem. 2021, 16:56

» - ROOM 1 -
tarafından DXG Cuma 23 Tem. 2021, 16:56

» Murphy Kanunları
tarafından DXG Salı 13 Ekim 2020, 20:43

Facebook Page

Twitter
Güncel Haberler

SPOR HABERLERİ

Anket

Sitemizin yeni şeklini nasıl buldunuz?

STATION - KAPI Empty100%STATION - KAPI Empty 100% [ 1 ]
STATION - KAPI Empty0%STATION - KAPI Empty 0% [ 0 ]
STATION - KAPI Empty0%STATION - KAPI Empty 0% [ 0 ]
STATION - KAPI Empty0%STATION - KAPI Empty 0% [ 0 ]
STATION - KAPI Empty0%STATION - KAPI Empty 0% [ 0 ]

Toplam Oylar : 1

Sosyal yer imi

Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi google      

Ekleyin yada paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde STATION adresi saklayın ve paylaşın

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 


CANLI BORSA

Güzel Sözler

Murphy Kanunları

Salı 13 Ekim 2020, 20:43 tarafından DXG

1917 doğumlu Edward A. Murphy Jr. ABD Hava Kuvvetlerinde 1949’da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu. Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu ve sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu. Birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Bir kaç ay içinde “Murphy Kanunları” mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı.


Bu kanunlar modern teknikte analitik ölçüt olarak hataları önleme stratejisi olarak kullanılır ve görünen en esprili ama aslında ciddi bir temel üzerine oturtulmuş kanundur.


Murphy Kanunları:



  • Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.

  • Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.

  • Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.

  • Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.

  • Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.

  • Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.

  • Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.

  • Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman …


[ Okuma komple ]

Yorum: 0

Uzay Nedir ?

Salı 03 Mart 2020, 01:09 tarafından DXG

UzayDünya'nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz olduğu düşünülen boşluğa verilen isimdir. Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır, fakat Dünya'nın atmosferi yukarı doğru çıkıldıkça incelmektedir. Ortalama sıcaklığı -271 °C, mutlak sıfır noktası ise -274 santigrat derecedir. Uzayda tahminen milyarlarca galaksibulunmaktadır. Bu tahmini galaksilerin içinde tahminen milyonlarca Güneş Sistemigezegenler ve astroitler bulunmaktadır. FizikçiCarl Sagan'ın kitabı "Kozmos" da yazdığı üzerine evrensel atom sabiti 1088 kadar yani 10 üssü 88, Carl Sagan'a göre evrende tahmini 1'in yanında 88 sıfır tane atom vardır (on oktovigintilyon). Bu şekilde bir hesaplama ve insanoğlunun bildiği her türlü galaksi uzayın büyüklüğünü kanıtlar. Albert Einstein'ın görelilik teorisine göre uzay elastike bir dokuya sahiptir.   Cisimlerin bu elastike dokuyu bükmelerinden dolayı yerçekiminin olduğunu ileri süren kuramdır. Uzay'da zaman kavramı yoktur. Zaman, insanların algılarıyla yarattığı bir kavramdır.

[ Okuma komple ]

Yorum: 0

Sürekli karşısındaki kişiyi ezmeye çalışan insan

Perş. 11 Tem. 2019, 21:14 tarafından DXG

Adet olduğu üzere işe tanımla başlayalım.

Başlığa konu edindiğimiz bu tür karada yaşam sürüp, girmiş olduğu diyaloglar esnasında mümkün olan her fırsatta karşısındaki insanı ezmeye ve küçük düşürmeye gayret göstermektedir. gidişata göre, muhatabının o an söylediği yahut daha önceden bu kerkeneze söylemiş bulunduğu herhangi bir mevzu üzerinden, bir yandan karşısındakini ezmeye çalışırken diğer yandan da kendini yükseltme derdindedir.

İnsanların birbirlerinin dedikodularını yapmaları üzerine okuduğum bir yazıdan edindiğim ve sonuna kadar katıldığım bir tespite göre, bizler bir başkası hakkında olumsuz söylemlerde bulunup, -nereden üzerimize vazife oluyorsa- eleştiriler yaparken asıl amacımız kendimizin öyle olmadığını vurgulamakmış. buradan hareketle başlıkta bahsi geçen arkadaşımıza bir kez daha bakalım. acaba karşısındaki insanda hiçbir negatiflik yokken, kendisine bir eleştiri yahut kırıcı sözler söylenmemişken, muhabbet gayet doğal yolunda sürmekte iken, bu arkadaşımız ne bok yemeye konuştuğu insanı rencide edip ezmeye kalkıyor olabilir? amacı nedir? hangi akla hizmet etmektedir? acaba gerçekten aklı var mıdır?
siz ne düşünürsünüz bilemiyorum, fakat ben bu arkadaşımızın kendi ezikliğini kamufle etmeye, kendini bir şeymiş gibi göstermeye niyet ettiğini düşünüyorum.

Bu bir karakter ögesi midir, sonradan edinilen bir adet midir, …

[ Okuma komple ]

Yorum: 0

Yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:06 tarafından DXG

İnsanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye çalışmaktır.
 
Bir bakış açısına göre, programlanmış bir bilgisayarın düşünme girişimi gibi görünse de bu tanımlar günümüzde hızla değişmekte, öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ kavramına doğru yeni yönelimler oluşmaktadır.Bu yönelim, insanın evreni ve doğayı anlama çabasında kendisine yardımcı olabilecek belki de kendisinden daha zeki, insan ötesi varlıklar meydana getirme düşünün bir ürünüdür.Bu düş, 1920 li yıllarda yazılan ve sonraları Isaac Asimov'u etkileyen modern bilim kurgu edebiyatının öncü yazarlarından Karel Čapek'in eserlerinde dışa vurmuştur. Karel Čapek, R.U.R adlı tiyatro oyununda yapay zekâya sahip robotlar ile insanlığın ortak toplumsal sorunlarını ele alarak 1920 yılında yapay zekânın insan aklından bağımsız gelişebileceğini öngörmüştü.

Yorum: 0

Yapay Zekânın Gücü

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:04 tarafından DXG

Bilişim uzmanları, bir insanın hepsi aynı anda paralel olarak çalışan 100 milyar nöron bağlantısının toplam hesap gücünün alt sınırı olan saniyede 10 katrilyon (1.000.000.000.000.000 = STATION - KAPI Ff9bc7b5cfa6ee1a0f1ed9761b925723) hesap düzeyine 2025'te erişeceğini düşünüyorlar.
Beynin bellek kapasitesine gelince,100 trilyon bağlantının her birine 10.000 bit bilgi depolama gereksinimi tanınırsa, toplam kapasite 10^18 düzeyine çıkıyor. 2020 ye gelindiğinde insan beyninin işlevselliğine erişmiş bir bilgisayarın fiyatının 1000 dolar olacağı tahmin ediliyor. 2030'da 1000 dolarlık bir bilgisayarın bellek kapasitesi 1000 insanın belleğine eşit olacak. 2050'de ise yine 1000 dolara, dünyadaki tüm insanların beyin gücünden daha fazlasını satın alabileceksiniz.

Yorum: 0

Gelecekte yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:02 tarafından DXG

Gelecekte yapay zekâ araştırmalarındaki tüm alanların birleşeceğini öngörmek zor değildir.Sibernetik bir yaklaşımla modellenmiş bir Yapay Beyin, Sembolik bir yaklaşımla insan aklına benzetilmiş bilişsel süreçler ve Yapay Bilinç sistemi, insan aklı kadar esnek ve duyguları olan bir İrade ( Karar alma yetisi ), Uzman sistemler kadar yetkin bir bilgi birikimi ve rasyonel yaklaşım.Bunların dengeli bir karışımı sayesinde Yapay Zekâ, gelecekte insan zekâsına bir alternatif oluşturabilir.
Bilginin hesaplanması matematiksel gelişme ile mümkün olabilir. Çok yüksek döngü gerektiren NP problemlerin çözümü, Satranç oyununda en iyi hamleyi hesaplamak veya görüntü çözümleme işlemlerinde bilgiyi saymak yerine hesaplamak süreti ile sonuca ulaşılabilir.
Yeni matematik kuantum parçacık davranışlarını açıklayacağı gibi kuantum bilgisayarın yapılmasına olanak verir .

Yorum: 0

Sibernetik yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 02:01 tarafından DXG

Yapay Sinir Ağları çalışmalarının dahil olduğu Sibernetik cephede de durum aynıydı. Zeki davranışı benzeşimlendirmek için bu çalışmalarda kullanılan temel yapılardaki bazı önemli yetersizliklerin ortaya konmasıyla birçok araştırmacılar çalışmalarını durdurdular. Buna en temel örnek, Yapay Sinir Ağları konusundaki çalışmaların Minsky ve Papert'in 1969'da yayınlanan Perceptrons adlı kitaplarında tek katmanlı algaçların bazı basit problemleri çözemeyeceğini gösterip aynı kısırlığın çok katmanlı algaçlarda da beklenilmesi gerektiğini söylemeleri ile bıçakla kesilmiş gibi durmasıdır.
Sibernetik akımın uğradığı başarısızlığın temel sebebi de benzer şekilde Yapay Sinir Ağının tek katmanlı görevi başarması fakat bu görevle ilgili vargıların veya sonuçların bir yargıya dönüşerek diğer kavramlar ile bir ilişki kurulamamasından kaynaklanmaktadır.Bu durum aynı zamanda semantik süreçlerin de benzeşimlendirilememesi gerçeğini doğurdu.

Yorum: 0

Sembolik yapay zekâ

C.tesi 17 Mayıs 2014, 01:58 tarafından DXG

Simon'ın sembolik yaklaşımından sonraki yıllarda mantık temelli çalışmalar egemen olmuş ve programların başarımlarını göstermek için bir takım yapay sorunlar ve dünyalar kullanılmıştır.Daha sonraları bu sorunlar gerçek yaşamı hiçbir şekilde temsil etmeyen oyuncak dünyalar olmakla suçlanmış ve yapay zekânın yalnızca bu alanlarda başarılı olabileceği ve gerçek yaşamdaki sorunların çözümüne ölçeklenemeyeceği ileri sürülmüştür.
 
Geliştirilen programların gerçek sorunlarla karşılaşıldığında çok kötü bir başarım göstermesinin ardındaki temel neden, bu programların yalnızca sentaktik süreçleri benzeşimlendirerek, anlam çıkarma, bağlantı kurma ve fikir yürütme gibi süreçler konusunda başarısız olmasıydı.Bu dönemin en ünlü programlarından Weizenbaum tarafından geliştirilen Eliza, karşısındaki ile sohbet edebiliyor gibi görünmesine karşın, yalnızca karşısındaki insanın cümleleri üzerinde bazı işlemler yapıyordu.İlk makine çevirisi çalışmaları sırasında benzeri yaklaşımlar kullanılıp çok gülünç çevirilerle karşılaşılınca bu çalışmaların desteklenmesi durdurulmuştu.Bu yetersizlikler aslında insan beynindeki semantik süreçlerin yeterince incelenmemesinden kaynaklanmaktaydı.

Yorum: 0

Akıllılar delirmez mi dedin?

Perş. 17 Nis. 2014, 17:08 tarafından DXG

>> Salaklar delirmez mi dedin?

<< Anladık bu yazma işi sallanan koltuk oldu salla gitsin durumu, fakat yazmazsam delireceğim feryadının çınlamaları hiç gitmiyor kulaklarımdan

>> Yaz gitsin, salla gitsin,

<< Yorum yazmaya başla, bayağı kafa bir olay, harbiden yorum işi; memleket meselelilerine kısa yoldan ahkâm kesme işi olmuş

<< Yorum yazma işi, emekli işi, hani kadrolu yorumcu olursun haber kanallarında(!) sallarsın tamam, aynen maaşın vardır cukkaya atarsın

>> Senin bu elli yaş sendromun ne olacak? Artık sen de yorumcu olursun

<< Oldum zaten, olmasına ama ciddiye alıp tartışanlar oluyor o zaman kıl oluyorum, kendi sallamalarımı savunmak zorunda kalıyorum, insan yamuk da olsa kendi yaptığı için kendi yamuklarını bile silemiyor, nasıl genetik mirastır bilinmez böyle acayip bir durum

>> Hani silmiştin

<< Diplerden bir yerden yine çıkıyor, miras işi g.t işi, silinmeyen tek şey genetik miras, ecdadının yediği hurmalar gelir g.tünü tırmalar,

>> Bundan kaçamazsın, en iyisi son olmak senden sonrası olmamak

<< Zaten yok ulan senden sonrası yok

>> Hani var diyordun, hani aşkımız ölmez diyordun

<< Gömdüm seni kalbime gömdüm

>> Neyse açıldın, kafan dağıldı, rahatladın, kalk gidelim Reşat ustanın bol soğanlı salatasını yemeye gidelim

<< Oğlum o salataya da başlayacağım, geçen gece …

[ Okuma komple ]

Yorum: 0

Ömer Köroglu İki Arkadaş

Perş. 17 Nis. 2014, 14:54 tarafından DXG

Bir tanesi çok kurnaz, atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdir. Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadasın yanına giderek islerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nisanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez. Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nisanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın isleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir( ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının is yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona is vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz.

Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaslı bir adam yaklaşır fakir olduğu için ilaç alamamağını söyler. Bizimki yaslı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır evine Gömlekürüp dinlendirir oturup sohbet ederler bir süre. Ve kısa bir süre sonra yaslı adamın öldüğünü duyar. Yaslı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artik zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun is yerinin …

[ Okuma komple ]

Yorum: 0

Erkek düşünür - Kız düşünür

Perş. 17 Nis. 2014, 14:51 tarafından DXG

Erkek düşünür;


Hayatımda hiç sevmedim. Bütün ilişkilerimi basit kızlarla yaşadım.. Her geçen gün aşka bir adım daha uzaklaştım karşıma çıkıcak bütün insanları aynı sandım. Bigün mutlaka bitecek düşüncesiyle başladım onunla olan ilişkime. Ama yanıldım hemde çok yanıldım.. Onuda onlar gibi sandım ona çok büyük haksızlık yaptım. Her sözüm her davranışım bitirdi onu farkına varamadım. İstemeden üzdüm onu farklı olduğunu anlayamadım.. Elini tuttuğum zaman anladım masum olduğunu daha önce bir çok ele değdi elim hiç biri titremedi çünkü o eller alışkındılar başka ele değmeye.. Ama o farklıydı gözlerime bakarken parlardı gözleri elimi tutarken titrerdi elleri sarıldığımda bayılıcak diye korkardım hep.. Anlamadım onun farklı olduğunu belki de sözlerim yaraladı onu. Hiç gitmez sanarken bigün bitti diye geldi yanıma.. Onunla olmak güzeldi kendimi 'ilk' i hissetmek çok güzeldi ben onun için bir ilktim belki ama o benim için değildi.. Niye gittiğini anlamadım herşey çok güzeldi güzel vakit geçirir eğlenirdik.. Arkadaşlara anlatır gülerdik. Bigün onu anlatıp güldüğüm arkadaşlarım sordular 'seninki nasıl' diye 'sizene' dedim sinirlendim yumruğumu sıktım işte o an anladım bende onu sevdim belki de ben onu onun beni sevdiğinden daha çok sevdim.. Hiç gitmeseydi hep kalsaydı keşke. Şimdi ben ona dön desem biliyorum dönmez hani dedim ya o farklıydı diye …

[ Okuma komple ]

Yorum: 0